İşçi Filmleri Festivali 21. kez perdelerini açıyor
21. Uluslarası İşçi Filmleri Festivali afişiyle yeni senesini duyurmuştu.
21 yıldır emek, direniş, mücadele öykülerini topluyor; direnenlerin sahnesine taşıyoruz. Hayatın içinde yarım kalan ne varsa tamamlamak, yanlış giden ne varsa düzeltmek için KESTİK; baştan çekiyoruz! Bize dayatılan dünya düzenini kabul etmiyor; sözü ve görüntüyü yeniden kuruyoruz.
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 21 yaşında: “Kestik baştan çekiyoruz!” Uluslararası İşçi Filmleri Festivali bu yıl 21’inci kez 1-10 Mayıs tarihleri arasında 54 yerli ve 17 yabancı filmi İstanbul, Ankara ve İzmir’de seyircilerle buluşturacak.
Festival, 21. yıl katalogunu da yayımladı. Kataloga buradan ulaşabilirsiniz. İşte bu seneden bir merhaba:
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin 21. yaşından merhaba
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, dünyanın farklı coğrafyalarından yükselen direnişleri ve dayanışma pratiklerini sinemanın diliyle ortaklaştıran; savaşların ve derinleşen eşitsizliklerin belirlediği bu sert dönemde emeğin görünmeyen hikâyelerini görünür kılan bir buluşma alanı olmayı 21 yıldır sürdürüyor.
Bugün, birçok coğrafyada, meşruiyet kaygısı dahi gütmeyen iktidar sahipleri, savaş ve çatışmalar yoluyla haritaları yeniden çizmenin peşinde. Gazze’de süren yıkım, Ortadoğu’da büyüyen gerilim, İran, Suriye, Venezüella’da ve daha birçok yerde yaşananlar, doğrudan halkların yaşamını hedef alıyor. Savaş artık yalnızca cephede değil; ekonomik kriz, zorunlu göç, güvencesizlik ve artan baskı mekanizmalarıyla gündelik hayatın içine yerleşmiş durumda.
Türkiye’de ise benzer bir tablo farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor. Meşruiyet arayışı duymadan, keyfi uygulamalar ve tutuklamalarla toplumu sindirmeye çalışan bir iktidar karşısında; teslim olmayan, itiraz eden ve mücadeleyi sürdüren bir toplumsal dinamizm varlığını koruyor. Barikatları aşan öğrenciler, sokakları terk etmeyen kadınlar ve LGBTİ+’lar, ranta karşı ağacını koruyan yaşam savunucuları, farklı alanlarda direnişi büyüten emekçiler, tüm baskılara rağmen umudun hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Festival, yıllardır olduğu gibi bugün de savaşların, krizlerin ve eşitsizliklerin ortasında emeğin sesini görünür kılmayı; dünyanın farklı yerlerinden işçilerin, direnenlerin ve hayatı yeniden kurmaya çalışanların hikâyelerini bir araya getirmeyi sürdürüyor. Çünkü savaşın en ağır yükünü taşıyanların, krizlerin bedelini ödeyenlerin ve geleceği kurma iradesini gösterenlerin hikâyeleri, aynı zamanda ortak bir mücadele hafızası oluşturuyor. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu hafızayı büyüten bir buluşma alanı olarak, 21. yılında da izleyicisini yalnızca film izlemeye değil, birlikte düşünmeye, tartışmaya ve dayanışmayı yeniden kurmaya davet ediyor.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalimizi sponsorsuz, ücretsiz ve tamamen gönüllü emeğiyle gerçekleştiriyoruz. 1–10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı başlayacak festival, yıl sonuna kadar farklı il ve ilçelerde izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Bu yıl 14 ülkeden 73 filmi bir araya getiriyoruz; 54’ü yerli, 19’u yabancı filmlerden oluşan seçkimizde emekçilerin, çocukların, kadınların, LGBTİ+’ların ve hak, hukuk, adalet mücadelesi veren herkesin hikâyesine daha yakından bakıyoruz.
Açılış filmimiz, Kadir İnanır’ın hayatını, sanatını ve Türkiye’nin toplumsal hafızasındaki yerini kişisel ve politik yönleriyle anlatan, Hüseyin Karabey’in Kuzeyden Gelen Adam belgeseli olacak. Retrospektif bölümümüzde ise Pelin Esmer’in dört filmine yer veriyoruz: 11’e 10 kala, Gözetleme Kulesi, Oyun ve yönetmenin Shakespeare’i Çanakkaleli kadınlarla buluşturan Kraliçe Lear belgeseli.
21. yıl seçkimizde Türkiye’de seyircisiyle ilk kez buluşacak toplam 24 film var. Bunlardan yedisi Türkiye’den: Anadolu'nun Türküsü, Bir İstiklal Hikayesi, İzmir'de Bir Afro-Türk: Yalçın Yanık, Köpek Maması, Maden, Merhaba Ankara: "Büyük Öğretmen Yürüyüşü" ve Yaş 29-30. Ayrıca emek ve hak mücadelesini odağına alan seçkimizde bu yıl, Türkiye’de ilk gösterimi olan yabancı filmlerden; Almanya’dan Clara, İspanya’dan Takım Elbise ve Saklama Kabı, İsveç’ten Zafer Treni, Tayvan’dan Rüzgâra Karşı, Kıbrıs’tan Kasiyerler Ayağa ve ABD’den sistem eleştirisini mizahla anlatan Taze Değerler filmi var. Astronot (İspanya), Bensiz Hayatın (Macaristan), Bir Kırmızı Gömlek için (Yunanistan), Geçiş (Almanya), Kötü Bir Zamanda mı Aradım? (Finlandiya), Tek Çekimde Emek (Almanya), Robot T-0 (Fransa), Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin! (Almanya), Olgunlaşma Durağı (Belçika), Toz ve Düşler Arasında (Peru), Vitamin Eksikliği (Ukrayna & Çek Cumhuriyeti) Türkiye’de ilk kez “Perde!” diyecek filmler.
Festival kapsamında, farklı direniş alanlarından, sinema emekçilerinden, dost festivallerden birçok konuğumuz ile etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Katledilen gazeteci Hakan Tosun anısına düzenlediğimiz “Hakan Tosun’un Kamerası Hâlâ Kayıtta: Kent Hakkı ve Ekoloji Mücadeleleri” başlıklı etkinlikte, onun gerçeğin peşinden giden kamerasının izini sürerek kent hakkı ve ekoloji mücadelelerini birlikte tartışacağız. Bunun yanı sıra, kültürel üretim alanlarının eşitsizliklerden arındırılması sorumluluğuyla, festivallerin ve sinema salonlarının herkes için erişilebilir kılınması üzerine sözümüzü ve birlikte üreteceğimiz çözüm yollarını tartışacağımız bir panel ve forum gerçekleştireceğiz. Ayrıca, Kemal Türkler’in 100. doğum yılı vesilesiyle, işçi sınıfı mücadelesinin simge anlarından biri olan Kavel direnişini konu alan film gösterimi sonrasında yapılacak söyleşiyle, bu tarihsel direnişi bugünün mücadeleleriyle birlikte yeniden düşüneceğiz.
Bizler, savaşa karşı barışı savunmayı, karanlığa karşı yaşamı ve renkleri çoğaltmayı, kameramızla direnişin ve umudun hikâyelerini anlatmayı sürdürüyoruz. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin 21. yaşında, bize dayatılan dünya düzenini kabul etmiyor; sözü ve görüntüyü yeniden kuruyoruz: “Kestik, baştan çekiyoruz!”.